Bakış Açısı – İstekler ve İhtiyaçlar

İstekleriniz ve ihtiyaçlarınız arasındaki temel farkı biliyor musunuz?İstekleriniz, arzuladıklarınız gerçekten olmazsa olmaz ihtiyaçlarınız mı?İnsanların istekleri tam olarak ne zaman bitecek?İnsanoğlunun isteklerinin sınır çizgisi nerede?Ardı arkası bitmeyen şikayetler, sürekli bir mutsuzluk sendromu, asık suratlar ve memnuniyetsiz bir yaşam…


İstekler, insanların hayalini kurduğu şeylere ulaşma arzusunu oluşturur.Eğer bir şeyi çok istiyorsak, ulaştığımız zaman mutlu oluruz.Elde edemediğimiz taktirde haliyle bizi mutsuz yapar.İsteğiniz doğrultusunda elde ettiğiniz şeyler, sizi belli bir süre mutlu edecektir.Kesinlikle şunu söylemeliyim ki sonsuza kadar sizi mutlu etmeyecek.İnsanoğlunun her zaman yeni arzuları olur.Her yeni isteğimizde bir öncekinin değeri azalır.Bunun asıl sebebi temel ihtiyaçlarımızdan biri olmamasıdır.İstek, ihtiyacımız olmadığı halde arzuladığımız ve onlar olmadan da hayatımızı sürdürebileceğimiz şeylerdir.

İsteklerimizin belli bir sınırı hiç var olmadı.Sebebi ise seçenekler çok, gözlerimiz görüyor ve hevesleniyoruz.”Keşke onu alabilseydim.” dediğiniz zamanı hatırlıyor musnuz?Sizde olmadığı için nasıl keyfiniz kaçmıştı.Sonra onu elde etmek için aile fertlerine başvurdunuz, olmadı aylarca onun için çalıştınız.Yığınla para verdiniz ve başardınız artık ellerinin arasında hayalin gerçek oldu nasıl mutlusun ama…Harbiden ya kaç gün mutlu etti seni?

Peki hiç sordun mu kendine, buna ne kadar ihtiyacım var diye?Belki seni belli bir süre mutlu edecek ama sonsuza kadar olmayacağını sende biliyorsun.Dünyadaki her icadın, giysinin ve besinlerin belli bir kullanım süresi var.Hatta canlıların bile bir yaşam süresi var.İnsanoğlu eskiye nazaran günümüzde,istatistiklere göre ömrünü 20 yıl uzatmış olsa da ortalama 60 ila 100 yaşları arasında son kullanma tarihini dolduruyor.O kadar uğraş ve hevesle aldığımız şeyinde belli bir süresi var hatta bir süre sonra nerede olduğunu bile unutuyoruz.Aldıktan kısa bir süre sonra görevini tamamlamış oluyor.Aslında olay o nesnenin artık bizde de olması ve bizim için öneminin eskiye göre kalmamasıdır.Gerekli veya gereksiz artık ona sahip olduk.Şimdi ne olacak?Diğeri için uğraşacağız, sonra bir diğeri için… ” iPhone yeni model telefon çıkarmış.Hemen elimdeki satıp onu almalıyım. ” Tamamda elindekine ne oldu? ” Dolabımda giyecek hiçbir şey bulamıyorum. ” Giyecek bir şey mi bulamıyorsun yoksa bulduklarını giymek mi istemiyorsun? ” Akşam yemeğine Nusr-et’e gitmek istiyorum. ” Bir porsiyon yemek için 500 – 600 tl vereceksin oda minimum tutarı.Çıldırmışsınız sayın arkadaşlar.Sonra evsizlere üzülüyorsun, açlıkla savaşan insanlara cüzi bir tutar para gönderiyorsun. “…ama ben yeri gelince yardımımı da yapıyorum. ” tabi canım kim suçlayabilir seni.

Örnek verecek olursak, ilk akıllı telefonumu aldığımda lise 2. sınıfa gidiyordum.Samsung, S3 serisi olarak harika bir telefon sürmüştü piyasaya.Daha önce eşi benzeri yoktu ve sanki bilgisayarı dikdörtgen bir cihazın içine sokmuşlardı.Evdekileri ikna ederek aldırdığım telefonu 5 yılı aşkın süredir kullanıyorum.Bugün mağazada dolaşırken Samsung’un 8 Plus serisini piyasaya sürdüğünü fark ettim.Telefonu inceledikten sonra bir ” voooov ” dediğimi hatırlıyorum ve dürüst olmam gerekirse gerçekten o telefonu istedim.Harika bir teknoloji ürünüydü.Şimdi biraz bakış açımızı değiştirerek dışarıdan bakacak olursak, aralarında teknolojik olarak büyük farklar olsa da işlevine baktığımızda ikisi de konuşma, mesajlaşma, fotoğraf çekme ve sosyal medyada takılma imkanı sağlıyor.Yani ne kadar şuan ki telefonum miladını doldursa da son teknoloji telefona bir dünya para bayılmaya gerek yok.Sonuçta telefon iletişim için sadece bir araç.Telefon mu alacaksın, ilk önce telefonu ne için kullanacağına odaklan.Bu sadece bir örnek olmakla beraber bunu tüm isteklerin doğrultusunda yapmanda fayda var.

Elindeki son model telefon senin yine aynı işlerini görecek.Aldığın yığınla giysiler seni olduğundan daha farklı biri yapmayacak.Karnını doyurmak için şov yapmana gerek yok.Birilerine gösteriş olsun diye uğraşmaktan vazgeçin.Farklılık yaratmak istiyorsan karakterini değiştir, karakterini geliştir.

Ana ihtiyaçlarımızı ilkokul çağlarında öğrendik.Beslenme, barınma ve giyinme adı altında 3 kategoriye ayrılıyorlar.Yemek yemeden ve su içmeden maximum 3 gün dayanabiliriz.Barınacak bir yerimiz yoksa kışın soğuktan donarak veya hastalanır sürünerek ölürüz.Yaşadığımız yüzyılda giyinmekte haliyle bir ihtiyaçtır.10 bin yıl önceki ilk jenerasyonlardan avcı ve toplayıcılar değiliz.Her ne kadar yıllar geçtikçe üzerimizdeki giysiler azalsada, yinede sosyal, kültürel ve hava koşulları bakımından giyinmemiz gerekiyor.Yani sokağa çıplak çıkıp ” ben böyle seviyorum ” deme lüksümüz yok.Bunlar dışında eğitim, uyuma, sevgi, kendini koruma vb. ihtiyaçlarımızda insanı insan yapan temel ihtiyaçlarımızın içerisinde yer alır.Hatta bir müzik aleti çalmak veya spor yapmak kişiye özel olarak olarak ortaya çıkan ihtiyaçlardandır.

Son sözlere gelecek olursak, eğer insan istekleri ve ihtiyaçları arasındaki farkı bilmiyorsa kendini durduk yere mutsuz konuma sokacaktır.Doyumsuz bir karakter yapısını yıllarca besleyecek ve aslında hiç ihtiyacı olmayan insanoğlunun süslü oyuncaklarına ulaşmaya çalışırken kendisini kaybedecektir.

– İsteklerinizin ve ihtiyaçlarınızın ayrımını yapabilmek, hayatınızı daha iyi kontrol etmenizi sağlar.

Youtube Kanalımada Beklerim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir